Tarihin En Eski Formülü: 8 Bin Yıllık Çömleklerde "Gizli Matematik" Keşfedildi
Kuzey Mezopotamya’da bulunan Halaf kültürüne ait 8 bin yıllık çömlekler, matematik tarihini sil baştan yazdırıyor. İsrailli bilim insanları, çiçek motiflerindeki geometrik dizilimlerin, yazının icadından binlerce yıl önce bilinçli bir matematiksel düşüncenin varlığını kanıtladığını ortaya koydu.
İnsanlık tarihinin en eski matematiksel izleri, Mezopotamya’nın kadim topraklarından çıkan çömlek parçalarında gün yüzüne çıktı. İsrail’deki Hebrew Üniversitesi araştırmacıları, MÖ 6200-5500 yılları arasına tarihlendiren Halaf kültürü dönemine ait 375 farklı çömlek parçasını mercek altına aldı. Yapılan incelemeler, bu dönemdeki sanatın sadece görsel bir şölen değil, aynı zamanda sistematik bir hesaplama ürünü olduğunu gösterdi.
Papatya Motiflerindeki Geometrik Şifre
Araştırmada öne çıkan en çarpıcı detay, çiçek motiflerindeki yaprak sayıları oldu. Bilim insanları, bu desenlerin rastgele değil; 4, 8, 16, 32 ve 64 şeklinde ilerleyen bir düzenle oluşturulduğunu tespit etti. Bu sayı dizisi, modern matematikte bir sayının sürekli ikiyle çarpılmasıyla elde edilen "geometrik dizilim" mantığını yansıtıyor.
Yazıdan Önce Matematik Vardı
Bugüne kadar bilinen en eski yazılı matematiksel sistemler MÖ 3000 civarına, Sümerlerin 60 tabanlı sayı sistemine dayanıyordu. Ancak Halaf kültüründeki bu keşif, şu noktalarla tarihe yeni bir ışık tutuyor:
Bilinçli Tasarım: Motifler, bir dairenin her adımda tam olarak ikiye bölünmesiyle oluşturulmuş. Bu durum, sanatçıların gelişmiş bir simetri ve bölme anlayışına sahip olduğunu kanıtlıyor.
Benzersiz Sistem: Bulunan bu sayı düzeni, Sümerlerin 60 tabanlı sistemiyle ya da bilinen diğer antik yapılarla uyuşmuyor; tamamen kendine özgü bir matematiksel mantık barındırıyor.
Erken Evre: Bulgular, sistematik düşüncenin sanılandan yaklaşık 3 bin yıl daha önce, henüz yazı icat edilmeden çok önce başladığına işaret ediyor.
"Journal of World Prehistory" Dergisinde Yayımlandı
Bilim insanları, Halaf insanlarının bu geometrik kuralları kullanarak objeleri standartlaştırdığını ve estetik ile fonksiyonelliği matematiksel bir disiplinle birleştirdiğini belirtiyor. Çalışmanın ayrıntılı sonuçları, saygın bilimsel yayınlardan biri olan “Journal of World Prehistory” dergisinde tüm dünyayla paylaşıldı.
Bu keşif, Mezopotamya halklarının sadece tarım ve hayvancılıkta değil, soyut düşünce ve bilimsel temellerde de devrinin çok ilerisinde olduğunu bir kez daha kanıtlamış oldu.
